Köşe Yazıları

Tavan mı? Taban mı?

Tavan mı? Taban mı?

Türk siyasi hayatının en büyük çıkmazlarından biridir tabanın ve tavanın uyumsuzlukları. Her kesin ve kesimin eleştirmesine rağmen Türk siyaset hayatında değişmeyen şey tabanın sesine gerektiği kadar kulak verilmemesi.

Siyasi partiler demokrasinin olmazsa olmazı, ama parti içi demokrasi neredeyse hiç çalışmaz. Bu nedenle de güçlü olanın direktifleri her zaman ülkenin siyasi hayatına yön verir. Genel ve lokal siyasette tabanın istekleri ne yazık ki yok sayılır ve yine bir üst merciinin kararları siyasete yön verir.

Ayrımsız her siyasi oluşumda oluşan bu otoriter düzen halkın siyasete bakış açısını öyle değiştirdi ki, ülke genelinde en güvenilmez kesim olarak siyasetçiler gösterilmekte. Yapılan anketler de bunu destekler durumda.

Halkın kendi kendini yönetmesi diye nitelendirilen durum sözde kaldığı için özde dikta bir yönetim oluşmakta. Ama bu genel merkez baskısı çoğunlukla tabanı rahatsız etse de  çok fazla yükselen ses yok.

Yani demokrasiyi yaşatması gerekenler , demokrat değil ki demokrasi yaşasın.

Lokal siyasette bu handikap daha çok kendini göstermekte. Tabanı olan değil arkası olanın il yada ilçe başkanı olduğu bir sistemde halkın istekleri tabi ki göz ardı edilir. Çünkü o başkan gücünü halktan değil torpilli olduğu kişiden alır ve halkın isteklerinin önüne geçen bu durum siyaseti çıkmazlara sürükler.

Tabi ki makamı dolduracak kişinin liyakati önemlidir, ama makamın sorumluluklarını yerine getirmeyen kişi ne kadar bilgi ve tecrübeyle donanmış olursa olsun tabanı memnun edemez. Bu da siyasete ve siyasetçiye olan bakış açısını her zaman olumsuz yönde etkiler.

Tabanın sesine ses verecek siyasiler  gelir mi bilinmez, ama önce bu algıyı yok ederek tabanın sesini yükseltmesi ve kendi seçtiği kişi ve kişiler tarafından yönetilmeyi hak etmesi gerekir.

 

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

En Çok Okunanlar

To Top