Sultangazi

A.Sırrı Özbek’in Taammüden adlı romanı Tüyap’ta

A.Sırrı Özbek’in Taammüden adlı romanı Tüyap’ta

  1. İstanbul Kitap Fuarı, 8 Kasım Cumartesi günü kapılarını ziyaretçilerine açtı. 850 yayınevi ve sivil toplum kuruluşunun katılımıyla düzenlenen fuarda A. Sırrı Özbek’in ilk romanı olan Tammüden adlı romanı okuyucusuyla buluştu.
  2. sırr ozbek2

A.Sırrı Özbek bilinen bir isim. Unutanlar hatırlayacaktır. 17. ve 22. dönem TBMM’de Adıyaman ve İstanbul milletvekili olarak bulundu. HP, SHP ve CHP’de uzun yıllar politik faaliyeti devam etti.
2010 yılından beri günlük, aktif politik hayatını askıya aldı. Son beş yıldır “şimdiye kadar yaptığım hiçbir işten bu kadar mutlu olmadım” dediği bir uğraşı içinde. Yazmak artık Sırrı Özbek’in hayatının merkezine oturan bir iş oldu.

  1. İstanbul Kitap Fuarında Belge Yayınları standında okurlarıyla buluşan Sırrı Özbek, kitaplatını imzalıyor. Özbek standı ziyaret eden dostları, arkadaşları ve okurları ile uzun süre sohbet ederek kendisi ve kitapları hakkında merek edilen konuları anlattı.

Ziyaretçiler arasında bulunan işadamı Mehmet Saim Doğan ve Ali Çulcu ile hasret gideren Özbek, dıstlarının iltifatlarına teşekkür ederek, ‘Dostlarımız bu nazik ziyareti beni oldukça mutlu etti. Yıllardır siyasi arenada beraber çalıştığımız dostum Mehmet Saim  ve Al Çulcu kardeşimin, kitabım hakkındaki övgüleri banim açımdan çok değerlidir’ dedi.

 

Taammüden:

Yazar, yaşadığı coğrafyanın doğasıyla, geleneğiyle, çoğulcu kültürüyle, yaşama biçimiyle, sevinciyle, hüznüyle, acısıyla, öfkesiyle, umuduyla, umutsuzluğuyla, folklorik değerleriyle hemhal olmuş, yoğrulmuş bir insan.
Kendisinde yıllarla birlikte oluşan birikimin üstüne, anlattığı her olayın izini sürdüğünü, gözlem yaptığını, çok kaynaktan araştırdığını, tanıkları dinlediğini kitabın sayfaları içinde yol alırken kolayca anlıyorsunuz.
Kitabın her satırı sizi içine çekiyor.

Taammüden, resmi tarihin koca koca yalanlarına, çarpıtma ve karalamalarına da fener tutan sahiciliği, gerçekliği bir yerinden yakalayan belgesel bir roman.
Roman’ın anlatıcısı, baş kahramanı sürgünde doğma büyüme bir ceza avukatı. Kitabın sayfaları sabah saatlerinde ismi Barış Manço olan bir Kadıköy vapuruyla başlar. Hepimizin severek bindiği o nostaljik, Avrupa Yakasına yolculuklarımızın vazgeçilmezi vapurlarla. Ve yine binlerce insanımızın her gün yaptığı gibi Eminönü Evliya Çelebi İskelesi’nden Hamdi Karahasan isimli vapurla Kadıköy’e tekrar dönüşle geçen bir günü anlatıyor Taammüden.

HÜZÜN YÜKLÜ BİR ÖYKÜ

Fate Hatun’dan bilinmeyenleriyle Şeyh Said kalkışmasını, Yusuf Düzücü’den töre cinayetini. Zühre’nin hazin sonu, baba katili Derya’nın acı hayatı, Cudi’li Cemal’den Cemali Hessi Hesen’den Cudi köylülerinin ve Zeynel’in dramatik öyküsü anlatılıyor.

Ustalıkla kurgulanmış, eski zaman destanlarını, tarihin binlerce yıllık geçmişinden, yakın yüzyıllara, günümüzün gerçeğine uzanan çok parçalı hüzün yüklü bir öykünün toplamını içeriyor kitap.

Fonda İstanbul var. Vapur yolculuğunda gidip gelirken gördüğünüz Ayasofya, Topkapı Sarayı, Tarihi Yarımada, Süleymaniye Camii, Haydarpaşa, İngiliz Mezarlığı ve göz radarına takılan daha birçok mekan belgesel tadında anlatılıyor. Kitabın sayfalarında, tarihin dar labirentlerinde bir gezinti yaptırıyor yazar ama güncelliğe de ustalıkla dönüyor
Canlı, somut kıpır kıpır gözlemleriyle yakalıyor hayatı.
Duru dili, akıcı üstlüpuyla kitap bizi oradan oraya alıp götürüken bilgi dağarcığımızı da zenginleştiriyor…

YAZARIN BİR HIRSI, ÖFKESİ KİNİ YOK

Kitabın ana damarında insanlarının hayatları bilinsin istiyor. Kitabın her satırında hümanizm, insani değerler, uzlaşma kültürüne ve halkların kardeşliğine ise mazlum bir halkın acı ve hüzünlü öyküsü dolaşıyor.
Kürt halkının geçmişini bu güne bağlayan, kültürü, sözlü edebiyatı, ses, biçim ve renk veren dengbêjlerin kelamlarından esintiler sanki yazı diline dönüşmüş gibi. Resmi tarihin tek yanlı ve karartarak topluma aktardıkları gözlem ve gerçek tanıklıklar üzerine fener tutuluyor.

Yazarın bir hırsı, öfkesi, kini yok. Kimseyi birşeyler yapmaya da çağırmıyor. Acı, kan, gözyaşıyla yoğrulmuş bu toprakların kadim samimi göndermeler var.
Önyargılardan sıyrılıp bir de bu açıdan bakın der gibi…

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

En Çok Okunanlar

To Top