İstanbul'daki Adıyamanlılar

Paralelcilerin Yeni Kirli Taktiği: İftira ile Hedef Saptırma

Paralelcilerin Yeni Kirli Taktiği: İftira ile Hedef Saptırma

Yazımızın başlığı siz değerli okurlara fazla sert gelmiş olabilir.
Lakin son günlerde şahit olduğumuz kirli propagandalar göz önüne
alındığında hiç de yersiz olmadığı anlaşılacaktır.

Paralelcilerin kalkıştığı kirli darbe teşebbüsünden beri,
Cumhurbaşkanı ve hükümet, bu kirli yapıyı devletin tüm kurum ve
kuruluşlarından temizlemek adına oldukça etkin bir mücadele ortaya
koymuş, geldigimiz nokta itibariyle bu mücadelede önemli aşamalar
kaydedilmiştir.

Sayın cumurbaşkanı ve AK Parti iktidarının kısa zamanda bu konuda ciddi
aşamalar kaydettiğini görmek ülkemiz adına oldukça sevindirici bir
tablodur. Lakin Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan başta olmak üzere hükümet
yetkililerinin de bildiği ve bizlerin de malumun ilanı olan gerçek,
FETÖ ile mücadele konusunda hala kat edilmesi gereken çok aşama olduğu
yönündedir.

Reisi Cumhurun ve iktidarın FETÖ ile mücadeleyi en doğru ve etkin
şekilde yürüteceği noktasında bir endişemiz olmasa da, halkın geniş
kesimlerinin paralel yapının neleri yapabileceği noktasında yeterince
donanımlı olmadığını düşünüyoruz. Bunun da en somut örneği, devlet
kurum ve kuruluşlarında hala ortaya çıkarılamayan, kendini kamufle
etmekte yetenekli paralelcilerin olduğunu hala çok az insan
bilmektedir. Durum o denli vahim ki ve paralel tehdit o denli büyük
ki, şuana dek belediyeler başta olmak üzere kurumlardan tasfiye
edilenler belki de bu kurumlara sızmış paralelcilerin ancak yarısını
oluşturmaktadır. Bu da demektir ki örneğin henüz belediye başkanlığı
pozisyonunda olduğu gibi yönetici pozisyonlarında kendini kamufle eden
yığınla paralelci bulunmaktadır. Elbette biz bu kimselerin de
önümüzdeki yakın süreçte iktidarca yürütülen etkin soruşturma
sonucunda ortaya çıkarılacagı noktasında umutluyuz.

Bizim üzerinde durmak istediğimiz asıl konu paralel ihanet çetesinin
son zamanlarda geliştirdiği ve kullanmaya başladığı kirli bir taktiğin
uygulamaya konulmuş olmasıdır. Bu da birçok kesimlerin henüz
farketmediği medya aracı ve bu aracı kendi kirli planları
doğrultusunda kullanmaya başlamalarıdır. Esasen böyle puslu havalarda
haberdar etmek, bilgilendirmek, halk lehine kamuoyu oluşturmak gibi
asli işlevlere sahip basın organlarını bu işlevlerinden uzaklaştırarak
yaydıkları haberlerle halkı yönlendirmek, gerçekleri çarpıtmak, tahrip
etmek ve elbette yetmediğinde aleni iftiralara sarılmak, gizli
ajandası olan her örgütün elindeki en güçlü kirli silah olagelmiştir.

Gelmiş geçmiş gizli örgütlere taş çıkartan, sadece ülkemiz açısından
değil örgütlendikleri tüm ülkeler için ciddi bir tehdit olan FETÖ
yapılanmasının geriye kalan ve hala kendini kamufle etmekte başarılı
olan artıklarının da şimdilerde başvurduğu en etkin yöntem medyayı
kirli emelleri uğruna kullanmak olmuştur.

Sadece Sultangazi örneginde bile son günlerde yukarıda zikrettiğimiz
kirli plan devreye sokulmaya çalışılmaktadır; neyse ki Sultangazimizin
nadide yerel gazetelerin, haber portallarının degerli yöneticileri ve
muhabirleri bu kirli oyuna gelmeyecek kadar asildir, yüreklidir.

Gerek ulusal basının gerekse de yerel basının bu noktada çok dikkatli
olması gerektiğini haber veriyoruz. Zira henüz teşhis edilemeyen,
ortaya çıkarılamayan paralel yapı kalıntılarının bugünlerde fısıltıyla
yarın da fırsat bulduklarında ulusal ve yerel basın ile -tahminimizce
daha çok yerel basını kirli propagandalarına alet etmek isteyecekleri
yönündedir – alttan alta kirli fısıltılarla, mahalle dedikodularıyla
yalan haberler üretmek yoluyla ülkesini seven, bu yapı ile mücedele de
kararlılık gösteren saygın kişilere saldırmak suretiyle toplum
nezdinde kafa karışıklığı oluşturmak isteyecekler, toplumda yer
edinmiş ve kendilerine karşı olan bu kanaat önderlerini akıl almaz
iftiralarla lekelemeye çalışıp hedef saptırmaya çalışacaklardır.
Olmadı belki ellerindeki maddi imkanları kullanarak tehdit ve şantaj
yöntemlerine bile başvuracaklardır.

Bilsinler ki bu aziz millet başta olmak üzere emniyet teşkilatıyla,
mahkemeleriyle, sivil toplum örgütleriyle devletin ve milletin tüm
kurumları, kuruluşları, paralel ihanet şebekesinin baskısına ugramış
her mazlumun yanındadır.

Bizler üzerimize düşeni yapıp siz değerli Sultangazilileri bu konuda
uyarıyoruz, oyuna gelmeyelim, çevremizi, dostlarımızı üretilmek üzere
olan yeni kirli propagandalar konusunda haberdar edelim. Unutmayalım
ki güvenli, istikrarlı, müreffeh bir ülke inşa etmek bizlerin de vatani
görevidir.

—————————————
Ahmet Süt kimdir?

Trakya Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi mezunu olan Ahmet Süt, genç
yaşlardan itibaren Milli Gençlik Vakfı (MGV)’nda görev aldı.

Edirne’de gerek ögrencilik yıllarında gerek sonrasında Edirne MGV’de
yönetim kurulu üyesi olan Ahmet Süt, uzun yıllar Edirne İlim Yayma
Cemiyeti Yüksek Öğrenim Ögrenci Yurdunda yöneticilik yaptı.

2000’lerin başında İstanbul’a yerleşen Ahmet Süt, aile şirketinin
başına geçmiş, bir süre sonra da AKYAD’ın kurucu yöneticilerinden
olmuş, bu süreçte Aydın İnci ile birlikte Beyaz Hareket Derneği’nin
çatısı altında birçok projeye imza atmıştır.

Halilazirda aile şirketinin yönetim kurulu başkanlığının yanısıra
AKYAD başkan vekilliği yapmaktadır.
Bunun yanısıra 2012’de AKYAD bünyesinde yayın hayatına başlayan PİRİN
DERGİSİ ile Agustos 2016’da yayın hayatına başlayan entelektüel
birikim olan İNİSİYATİF DERGİSİ’nin Yazı İşleri Müdürüdür.

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

En Çok Okunanlar

To Top