Köşe Yazıları

Memleket Meselesi

MEMLEKET MESELESİ

Yaşadığımız hayatta tesadüf diye bir şey yok. Çünkü; inancımız gereği Kâinatta hiçbir şey “tesadüfî” değildir. Her şey, bir “hesap-kitap” dahilinde cereyan eder.
Bu cümleyi biraz daha açıp dönemsel ve toplumsal içerik ekleyerek, şunu net olarak söyleyebilirim ki; Yaşadığımız Coğrafya da tesadüfe yer yoktur.
Hz. Adem’den bu yana bu Coğrafya Matematiksel bir denge ile yaşatılmış ve bugünlere gelmiştir. Buraya kadar sanırım bana katılmayan olmaz.
Bu Topraklarda Büyük ve Güçlü Türkiye söylemi Ak Parti iktidarıyla Literatürümüze katılmıştır. Evveli; malum kendi içinde cebelleşen, borçlarla kamçılanan, örfü, adeti, ananeleri sömürülen bir insanlar topluluğuyduk. O kadar kolaydı ki! birbirimize düşmemiz. Radyo ve sonrasında televizyonlarda istenilen fikir empoze edilir, akabinde en sevdiğimiz müzikler çalınırdı. Evet derdik, bizi seven onlar, onların verdiği fikir doğru ve düşmanlar onların işaret ettikleri. Peki! neresi Tesadüf.
Tabiki geçmişte çok iyi liderlerimiz vardı. Ama onlar Büyük Türkiye yolunu sadece açabildiler maalesef. Çünkü memleketi hazırlamak için sağlam bir ekip, tecrübe, fikriyat gerekliydi. İşte bahsettiğim bu üç başlık 2002 de vücûd oldu.
Ekip neredeyse gençlikten beri beraberdi. Tecrübe anlamında sağlamdılar, zira dört kere partileri kapatılmış, sayısız zorluklar görmüştüler.
Tabi bu daha başlangıçtı.
Bismillah irtica yaftasıyla işe başlarlar. 2004 Darbe planları, 2007 Hrant Dink Suikasti, 2007 27 Nisan e-muhtırası, 2007 367 Krizi, 2007 21 Ekim “Cumhurbaşkanlığı Seçimine İlişkin Anayasa Değişikliği Referandumu” (Halk, “yüzde 68.9 la“Evet” der) Aynı gün, 2007 21 Ekim PKK’nın Dağlıca saldırısı ve 12 askerimiz şehit. 2007 Cemaatler soruşturması, 2008 Kapatma davası. Daha da uzatmadan Paralel yapılanma ve 2009 da başlayan Demokratik Açılım. İşte Tecrübe ve yıpranma.
Ama bahsettiğim üç başlığın üçüncüsüyle ayakta duruyorlar. Çünkü Coğrafyamızda bu kadar darbeyle “tesadüfen” ayakta kalamazsınız. Bir fikir belirlenmiş ve uygulanıyor. Zira bunu şuradan anlıyorum: 2002 de partileşmeden evvel “Erdemliler Hareketi” adıyla başlıyorlar. Başbakan Ahmet Davutoğlu’na görev tevdi edilirken yaptığı “AK Parti hareketi kökü mazide geleceği de atide olan bir kadro hareketidir.” Konuşma. Geçmiş o kadar derinlemesine incelenmiş ki. Bakınız; Orhun Yazıtları’ndan bir alıntı. ” Öz Türk geleneğinde devletin kuruluşu, her şeyden önce, egemenliğini Tanrı’dan aldığına inanılan karizmatik bir liderin ortaya çıkışına bağlıdır.”
Daha ne kadar net açıklanabilir ki; hem bu taraf hem karşı taraf belirli hesaplarla, Matematiksel bir denge ile oyun kuruyor. Tarafımızı seçmeliyiz. Zira olunması gereken taraf aşikar. Macera aramaya gerek var mı? Bu cümle şuan tam anlamıyla ve dolu dolu kullanılmalı
Mesele! Memleket Meselesi.

cemil keskin cemil keskin

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

En Çok Okunanlar

To Top