İstanbul'daki Adıyamanlılar

İKİ AĞIT BİR YÜREK

cemil_keskin

Cemil Keskin

Bu Sayıda ne yazacağıma karar vermek Bayağı zamanımı Aldı. Çünkü gündem çok yoğun.
Malumunuz Mescid-i Aksa 50 Yaşından küçük Müslümanlar’a kapatılmış durumda. Yani yeni bir Intifada.
Kobani önemli bir gündem irdelenmesi gereken; Lakin Türkiye açısından… Canavar İşid’in kıyımına uğrayan Kobani. Oradaki insanlık dramı anlatılamaz elbette. Rabbim yardımcıları olsun. Tabi Kobani ilk kıyıma uğrayan ve son uğramış topraklar değil, zannımca bu canavarlar kolaylıkla durdurulamayacaklar.
Ama benim takıldığım Kobani öncesi ve sonrası muhalif siyaset. Bu dalga sadece muhalif kanatta değil, aydınlarda, kanaat önderlerinde bile mevcut. Öncesinde “hükümet bizi Ortadoğu bataklığına sokuyor, dini motiflerle siyaset yapıyor, savaşçıl söylemler kullanıyor” diye itham edenler, sonrasında sınır ötesi operasyon isteyen, etnik siyaset yapan, barışçıl söylemlerini askıya asan cenah halini aldılar. Hatta sanki Hükümet çözüm Sürecinde başarısız olmuş gibi bir algı oluşturup Kürt meselesinin Chp-Hdp ve diğer sol grupların meselesiymiş süsü verilerek yeni bir siyasi boyut oluşturulmaya çalışılıyor.
Esed kendi Toprakları’nda kıyım yaparken o bizim sorunumuz değil diyen Chp şimdilerde kara harekatı öneriyor.  Hdp ve sol aydın güruh Hükümet’e Kobani’de daha etkin olmalarını “tavsiye” ediyor. Nasıl mı? “Halkın Demokrasi Partisi; halkı Demokrasi teamüllerinin dışında;  yakmaya, yıkmaya çağırıyor.” Kobani’deki kardeşlerimiz umarım İşid belasını def eder. Yalnız unutmayalım ki; Kader koca bir Ortadoğu kaderidir.
Bir yanda bu meselelerle dertlenirken, bir diğer yanda yine ateş düştü bağrımıza. Karaman Ermenekte bir maden Faciası daha yaşandı. Yine Yüreklerimiz dağlandı. Daha Soma’nın acısı zerre miskal geçmemişken, Ermenek’te 18 kardeşimiz maden Ocağı’nın yüzmetrelerce altında mahsur. Dualar ediyor, diken üstünde bekliyoruz. Zaman geçtikçe Ümitler azalıyor, üst perdeden söylenen dirayet söylemleri yerini yakarışlara bırakıyor. Ve sayısız aile dramları… Etkilendiğim bir dramla sonlandırayım yazımı.
Ayşe ve Hüseyin bir yıllık evlilerdi ve Bebek bekliyorlardı. Hüseyin babasının adını koyacaktı doğacak oğluna. “Hasan” dı. Bebek Dünya’ya gelmişti işte ama Hüseyin yine “ekmek peşine” madene inmişti. Beşinci güne giriyoruz. Hüseyin madende mahsur kalan 18 madenciden yalnızca biri. Babası Hasan bey ” oğlum sağ salim kurtulsun Bebeğin adını kendi versin İnşaallah”
Kobani-Ermenek iki Ağıt bir Yürek

Cemil Keskin

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

En Çok Okunanlar

To Top